Türkiye İMSAD: Hedefimiz İthalatın 4 Misli İhracat Seviyesine Ulaşmak

Türkiye İMSAD: Hedefimiz İthalatın 4 Misli İhracat Seviyesine Ulaşmak

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Başkanı Tayfun Küçükoğlu, inşaat malzemeleri sanayisinin Türkiye’nin gelişimine kritik fayda sağladığını belirterek, “Hedefimiz, Kovid-19 sonrası 5 yıllık süreçte ithalatın 4 misli ihracat seviyesine ulaşmak ve ülkemize sağladığımız cari fazlayı artırmak. Bu potansiyele sahibiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye İMSAD açıklamasına göre, geleneksel hale gelen “Gündem Buluşmaları” toplantısının 35’incisi, küresel salgın nedeniyle dördüncü kez online gerçekleştirildi.

Açılışını Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, moderatörlüğünü Türkiye İMSAD Başkan Vekili Ferdi Erdoğan’ın yaptığı “Toparlanma mı, İkinci Dalga mı?” başlıklı online “Gündem Buluşmaları” toplantısı; inşaat malzemesi sanayicileri, iş dünyasından isimler ve sektör profesyonelleri tarafından takip edildi.

Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel, küresel salgının dünya ve Türkiye ekonomisine etkileri ve normalleşme sürecine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

“Zorlu dönemi lehimize çevireceğimize inanıyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin salgına karşı dünyanın önde gelen ülkelerine göre daha etkili bir mücadele verdiğini belirterek, “Bugün yeni dönemin yol haritalarını netleştirme, oluşturma gayretindeyiz. Salgın dönemini üretkenlik ve mücadele anlamında yüksek başarı ile yöneten sektörümüz, şu an geleceğe odaklanma sürecinde. Yaşanan global değişikliklerin ülkemizin gelişimini olumlu etkileyeceğine, bu süreçte proaktif, hazırlıklı ve tedbirli olmamız gerektiğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin küresel anlamda daha stratejik, daha güçlü bir ülke olma yolunda önemli bir fırsat yakaladığını aktaran Küçükoğlu, şunları kaydetti:

“Hem bulunduğumuz coğrafyada hem de dünya ihracat pazarında öne çıkan ülkelerle rekabetimizi sürdürürken bu zorlu dönemi lehimize çevireceğimize inanıyoruz. Türkiye inşaat malzemeleri sanayisi, bugün ithalatının 3 misli ihracat yaparak ülkemizin gelişimine kritik fayda sağlıyor. Hedefimiz, Kovid-19 sonrası 5 yıllık süreçte ithalatın 4 misli ihracat seviyesine ulaşmak ve ülkemize sağladığımız cari fazlayı artırmak. Bu potansiyele sahibiz.”

“Bölgesel tedarik ağları daha çok değer kazanacak”

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ferdi Erdoğan da salgın sürecinde otel, fabrika, alışveriş merkezi, hastane, ofis ve benzer yapıların havalandırma sistemlerinin mercek altına alındığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Bütün dünyada havalandırma sistemlerinin kötü olduğu ortaya çıktı. Bir yapının temiz havayla havalandırılmasının çok önemli hale gelmesi, yeni bir alan yarattı. İklimlendirme sektöründe şu anda yeni çalışmaların başladığını söyleyebiliriz. Küresel salgın bir de şunu gündeme getirdi; akıllı şehir, akıllı bina, yeşil ekonominin önemi daha da arttı. Kentleşme, deprem ve sel gibi doğal afetlere karşı düzenlemeler içerirken, salgın hastalık, sağlık ve hijyenin de önemi ortaya çıktı. Bundan sonra inşaat sektörünün ve inşaat malzemeleri sanayisinin sağlıklı yaşam için yeni alanlara yöneleceklerini düşünüyorum.”

Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel ise inşaat malzemeleri sanayisi için iç ve dış pazarda önemli fırsatlar olduğunu aktararak, “Küresel ticarette tedarik veya değer zincirlerinin yeniden yapılanması söz konusu. Çin’e ve Asya’ya yüksek bağımlılığın ortaya koyduğu sıkıntılar ve yarattığı endişeler nedeniyle ülkeler, kendi içinde yeni ve farklı tedarik zincirleri yapılanmasına gidecek. Çin’i veya Asya ülkelerini tamamen ikame mi edeceğiz? Hayır, ama tedarik güvenliği, daha yakından tedarik öne çıkacak, tedarikçi ülke sayıları artacak ve bölgesel tedarik ağları daha çok değer kazanacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu gelişmelerin Türkiye için şu anda çok büyük bir fırsat olduğunu vurgulayan Gürlesel, şunları kaydetti:

“AB ile iş birliğimizi geliştirmeliyiz. Sadece üretici olarak değil, değer zincirlerinin diğer alanlarındaki katma değer yaratan unsurlarını paylaşarak zincirlerde yeniden yer almak çok önemli. 1 Temmuz ile 31 Aralık 2020 arası AB’nin dönem başkanlığını Almanya üstleniyor. Almanya, bu 6 aylık dönem içinde AB’nin yeni tedarik zinciri yapılanmasının da öncülüğünü yapacak. Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği’nin yenilenmesi Almanya’nın da talebiyle şu anda gündemde.

Sürdürülebilirlik konusu ve AB Yeşil Mutabakatı hala gündemde. AB, Kovid-19’a rağmen bu çalışmaya halen devam ediyor. Sürdürülebilirliğin yanı sıra sağlık ve hijyen koşullarına uygun üretim yapılması da çok önemli hale geldi. Buna da ‘güvenli üretim’ adı veriliyor. Ülkelerin, güvenli üretim sertifikasını, karbon vergisi ile beraber hayata geçirme eğiliminde olduğu görülüyor.”