Robotlar İnşaat Sektöründe!

İnşaat Sektöründe Yeni Proje: 24 Saat Çalışacak Robot İnşaat İşçileri Geliyor!

Michigan Gölü kıyısında 20 duvar işçisi Illinois’deki Naval Station Great Lakes’de üç futbol sahası büyüklüğündeki bir yurt için tuğlalar döşedi. Fortune Turkey’den Jennifer Alsever’in haberine göre, geçmiş yıllardakilerle karşılaştırıldığında, bu işçiler çok daha az sıva ve harç koyma işi yapıyorlar ve bunun yerine daha çok kaliteye ve harç derzlerini temizlemeye odaklanıyorlar. SAM adlı bir robot çalışanların homurdanarak yaptığı işleri hallediyor. Bir kafesten uzanan pençe benzeri metal bir kol olan SAM, duvarlar boyunca ileri geri hareket ediyor, her sekiz ila 12 saniyede bir tuğlaların arasına harç ekliyor ve onları döşüyor. Yine MULE adlı başka bir robot, işçiler için ağır çimento bloklarını kaldırmak amacıyla 12 metrelik güçlü bir kol kullanıyor ve daha sonra bunları yerine yönlendiriyor. Her iki robot da hastalık izni kullanmıyor veya kas ağrıları yaşamıyor ve her ikisi de 24 saat çalışabilir.

Donanma projesini denetleyen genel müteahhitlik devi Clark Construction’ın üst düzey proje yöneticisi Tyler Shawcross, robotları kullanma nedenleri için “Konu, işin güvenilirliği ve kesinliği ile ilgili” diyor. Bugün, inşaat sektöründe güvenilirlik büyük bir sorun ve küresel boyutta yıllık yaklaşık 10 trilyon dolarlık harcamaya neden oluyor. Danışmanlık firması McKinsey’e göre, büyük inşaat projelerinin büyük çoğunluğu öngördükleri bütçeyi aşıyor ve işler beklenenden yüzde 20 daha uzun sürüyor. Sorun kısmen işgücü sıkıntısından kaynaklanıyor.

Yazılım şirketi Autodesk ve Amerikan Müteahhitleri Birliği tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Ağustos ayında, inşaat sektöründe 7.1 milyon kişilik istihdam açığı görüldü ve inşaat şirketlerinin yüzde 80’i personel bulmak ve onları işe almak için birbiriyle mücadele ettiklerini söylüyor. Köprü, yol veya ev inşaat işleri bedensel emek gerektirir, kirlidir ve tehlikelidir. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’na göre, sektör 2017 yılında iş kazalarında yaşanan 965 ölüm ile bu alanda en öne çıkan sektörlerden biri. Yatırımcılar, teknolojinin inşaat sektörünün bazı olumsuz yönlerini düzeltebileceğini düşünüyor. Geçen yıl, inşaat planlama yazılımından prefabrik konutları çıkaran fabrikalara ve SAM gibi robotlara kadar her şeye odaklanan teknoloji girişimlerine 3,1 milyar dolar yatırdılar. Victor, New York merkezli Construction Robotics şirketinin kurucu ortağı ve SAM ve MULE robotlarının yapımcısı Scott Peters, konuyla ilgili olarak “Son üç yılda büyük bir dönüşüm oldu” diyor. “Çoğu insan bu değişimin gerekli olduğunun farkında.” Ancak düşük kar marjları, yüksek riskler ve sıkışık zaman çizelgeleri yaşayan inşaat endüstrisi çok dikkatli. Yeni teknoloji eklemek, müteahhitlerin tüm iş süreçlerini yeniden gözden geçirmelerini gerektiriyor ve bu da maliyet ve riski artırıyor. “Bir kaza olursa, kim hatalı?” diyor McKinsey’nin ortağı Jose Luis Blanco. “Kimse bu işlere ilk giren olmak istemiyor.” Robotları kullanma ihtiyacı elbette halen emekleme döneminde.

Bu teknoloji bazı inşaat işleri için kullanılabilir olmasına rağmen, daha fazla incelik gerektiren elektrik işleri ve marangozluk için henüz kullanılamıyor. Fiyat da büyük bir engel. Örneğin, Construction Robotics tarafından satılan robotların maliyeti 75.000 ila 500.000 $ arasında değişiyor, inşaat yöneticileri yeni teknolojileri tercih etseler bile, ustabaşılardan diğer inşaat işçilerine kadar herkesi gemiye almak zor olabilir diyor Peters. Örneğin duvar ustaları, tuğla ören robot SAM ile ilgili 2015 yılında bir ticaret fuarında tanıtıldığı sırada işlerinin geleceğine dair bazı endişeler yaşadılar, çünkü bazıları işlerini kaybetmekten korkuyordu. Peters, “Bu durumdan inanılmaz heyecanlanan ya da ölümüne korkan bazı insanlar var” diye ekliyor. MULE, Uluslararası Duvar Ustaları Birliği ve Zanaatkarlar Birliği’nce daha sıcak bir şekilde karşılandı. Robotik kol, 135 kiloya kadar olan aletleri, mermerleri ve beton panellerini hızlı bir şekilde kaldırabiliyor ve diğer işçilerin fiziksel zorlanmasını ortadan kaldırıyor. Sendikada iş eğitimlerinden sorumlu birimin ulusal direktörü konumundaki Bob Arnold’a göre “SAM ile ilgili düşünceleri biraz farklı çünkü robotların onların yerini aldığını hissediyorlar ve bu durum gerçekten yaşanabilir.”

Sendika, bu karışık duygulara rağmen, üyelerini makineleri kullanma konusunda eğitmeye başladı. Geçtiğimiz üç yıl boyunca Construction Robotics, teknolojisini üç ülkede 165 şantiyede kullanıma soktu. Diğer şirketler de inşaat odaklı robotlarıyla avantaj kazanmaya çalışıyorlar. Avustralya’daki FBR tarafından geliştirilen Hadrian X, geleneksel olanlardan 12 kat daha büyük tuğlalar kullanarak tek bir günde tüm bir evin duvarlarını inşa edebiliyor. Bu arada, New York’ta Toggle, beton yapımında kullanılan ağır çelik inşaat demirini kaldırabilen ve yönlendirilebilen beş metrelik robotlar üretirken, insanlar sadece son rötuşları yapıyor.

Körfez bölgesinde kurulan birçok şirket de bu konuda harekete geçiyor. Doxel, ne kadar tesisat işi yapıldığını ve bu işlerin doğru bir şekilde yapılıp yapılmadığını kontrol etmek için şantiyelerde dolaşan ve uçan, 3D görüşe ve yapay zekaya sahip otomatik robotlar ve dronlar inşa ediyor. Ekso Bionics, yüksek yerlerde boru delme veya kırma gibi yukarıya uzanmayı gerektiren işler için işçinin kollarını destekleyen robotik yelekler üretiyor. Ayrıca işçilerin ağır aletler kullanmasını kolaylaştıran, yorgunluğu ve yaralanmaları azaltan robotik bir kol da satıyor. Ve Dusty Robotics, şantiyelerin etrafında dönen ve beton zeminlerde, duvarların ve altyapının yerini inşaat belgelerine dayanarak gösteren çizgilerle işaretleyen otomatik küçük robotlar üretiyor. Çok az şirket San Francisco’da yeni kurulan Built Robotics tarafından üretilen robot kadar iddialı bir şey deniyor. Buldozerler ve diğer ağır ekipman için kendi başına hareket eden teknoloji satıyor. Bu teknoloji, bir Caterpillar çekicinin, kabinde kimse olmadan molozları taşımak ve ahşap paletlerini kaldırmak gibi daha pek çok görevi yerine getirebiliyor.

Sensörler, zeka ve kameraların bir kombinasyonu olan bu yapay “beyinler”, araç kabininin en üstüne, otomobillerde bulunan bir portatif bagaj taşıyıcı gibi görünen bir yere takılmıştır. Yazılım mühendislerinin, belirli işler için otomatik yönlendirme sistemini programlamak için, bu teknolojiye aylık ücret ödeyen şantiye müteahhitleri ile çalışmaları gerekir. Bir şantiyenin fiziksel sınırlarını bilgisayara söyleyen coğrafi çitler ve uzaktan müdahale düğmeleri araçların ters yönde gitmesini önlüyor. Zamanla, işleri analiz eden akıllı uygulamalar sayesinde, araçların daha akıllı hale gelmesi planlanıyor. Büyük bir müteahhitlik firması olan Mortenson, Texas, Kansas ve Doğu Colorado kırsalındaki beş rüzgar enerjisi çiftliğinde molozları taşıyan ve yol yapan çekicilerde Built’in akıllı teknolojisini kullanıyor. Mortenson başkan yardımcısı Eric Sellman, 250 kilometrekare veya daha büyük alanı kaplayan rüzgar çiftlikleri, bu tür yeni teknolojileri test etmek için ideal yerler. “Robotlar gittikçe daha iyi, daha akıllı ve daha hızlı oluyor” diyor. Sellman, bu teknolojinin inşaat ekiplerinin planlama gibi diğer görevlere odaklanırken tehlikelerden uzak durmalarını sağlayarak iş sahalarını daha güvenli hale getirdiğini söylüyor. İşçiler ayrıca buldozerleri kontrol etmek, genellikle aynı anda birkaç makineyi izlemek ve daha sonra iyi bir iş yapıp yapmadıklarını doğrulamakla görevlendiriliyor. Sellman, robotların nihayetinde, daha fazla genci inşaat alanında kariyer yapmaya teşvik eden bir istihdam aracı haline gelmesini umuyor. Sellman sözlerini şöyle tamamlıyor “Robotların ve insanların nasıl birlikte çalışacaklarına dair henüz bir kural kitabı yok. Ancak, farklı ve daha akıllı bir şekilde çalıştığımız bir geleceğe hazırlanmak için çalışanlarımıza şimdiden bu becerileri öğretmeye başlamamız gerektiğini biliyoruz.”